alâmet

[alâ:met]
阿́
is.
1. 征兆, 兆头, 征候, 苗头, 迹象, 特征: hastalık \alâmeti 疾病的征兆 ölüm \alâmetleri 死亡征兆 Çocuk dudaklarını büktü. Ağlamak alâmetlerini gösteriyordu. 那孩子裂嘴要哭。
2. 标志, 标识, 记号, 符号, 印记: farik \alâmeti 识别标志 iyi niyet \alâmeti 诚意的标志 rütbe \alâmeti 军阶标识, 军衔符号
3. (用手、眼或头表示的)示意, 暗示
4. 庞然大物
s. 巨大的, 庞大的: \alâmet bir karpuz 好大个的一个西瓜

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • alamet — is., Ar. ˁalāmet 1) Belirti, işaret, iz, nişan Komşunun kızında da bir zamandır, sabırsızlık, taşkınlık alametleri çoğalmıştı. R. H. Karay 2) mec. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne Birleşik Sözler alametifarika kıyamet… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alâmet — (A.) [ ﺖﻡﻼﻋ ] işaret, iz, alamet, belirti. 2. çok iri …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ALÂMET — İz, nişân, işâret …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ALÂMET-İ GURUR — Gurur ve kibiri belli eden alâmet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ALÂMET-İ FÂRİKA — Ayırıcı işaret. Damga …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hayra alamet değil — uğursuz sayılacak bir olay için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beçkem — alâmet, belge; ipekten veya yaban sığırı kuyruğundan yapılan alâmet olup savaş günlerinde yiğitler takınırlar I, 483bkz: perçem …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • görküz — alamet, eser, nişane …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • belgü — alâmet, nişan, im, belge, I, 427, 428 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • perçem — alâmet, belge, I, 483bkz: beçkem …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • ALÂMAT — (Alâmet. C.) İzler, nişanlar, alâmetler, işâretler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.